İlk Yazılı Türk Tarihinden Alıntılar

Bilim adamları ‘süpergezegen’e mesajlar gönderdi. ‘’26 yılda bir cevap alabiliriz’’

‘’Rohingya çocuklarının aşırı yetersiz beslenmesiyle baş etmek için 76 milyon dolar gerek ‘’

Suudi Kadınlar önümüzde ki yıldan itibaren Spor Müsabakalarını Stadyumlarda izleyebilecekler

Yalnızım Ben Tutun Elimden…

Edebiyat 29 Haziran 2015
1.202

Kimseye söylemedim nereye gizlendiğini.

Bir yolculuğa çıkar gibi heyecanlıydın.

Sonra kayboldun birden.

Kapıdan bile çıkmadan.

Tuhaf, eteğimin altında da yoksun.
Seni bazı raflarda aradım.

Bazı kavanozların arasında.

Bazı kitapların, zarfların, baharatların arasında

Kirlidir şimdi nefesin.

Bütün gün ağır aksak kendime
tırmanıyorum, kendimden iniyorum.

Ellerimin merdivenleri çürümüş.

Bazen bir sessizlikle sesleniyorsun, çok sigara içmişim, koşamıyorum.

Durdurmak mümkün değil gibi.
Ayağının arkasında kedi var desem de hareket edeceksin sanki.

Yani gideceksin.

Beni bile ezdin. Beni bile bezdirdin.

Parçalarken yakamı gözlerim az yaşlı, nefretle
bağlanıyorum ismine.

Kimseye söylenmemiş bir şey bulamadığımdan belki; susuyorum.

İnsan gecenin bir yarısı tere gömülürken neden hatırlar ki seni.
Çok karakterli harflerle bezenmiş özensiz cümlelerdi söylediklerin aslında.

Altını çize çize tekrarladıklarının anlamı yoktu.

Hep bir dumanın ardından sözlerine  bakıyordum.

Buruşturduğum yüzümde her filmden bir sahne var, bakmıyorsun.

Ölüm kadar bulanıksın.

Ölüm kadar herkese birsin.

Hiçbir önemim yok. Ve sen, zamanı bile
aşağılıyorsun.

Yanlış kelimelere düştü çocuklar korkmadan, kanamadan.

Devrilen fincanlar gibi nazik kırıldılar.

Ben plastiğim, bana bir şey olmadı.

Duvarda yankılanan taşın sesi,
pencereden sızan lanet ışık, ağrıyan bacaklarım, ensemdeki ter de beni terk eder.

Senin adın geçtikçe geçiştiriliyor bazı şeyler.

Sıkışmadığı için huzursuzdur  boşluğa gömdüğün kelimeler.

Beni bırak

Başlamak istemiyorum.

Ağzımdan fışkıran sevgisizliğim; en son kime yalan söylemiştim, hatırlamıyorum.

Ben bezmişim.
Ben tahammülsüzüm.

Ben yoruldum.

Kedi gibi gerinip olduğum yerde yuvarlandım ben.

Benim kuyruğuma senin yokluğunu bağlamışlar.

Benim sana ait bir anım da yokmuş  üstelik.

Şimdi kimleri hatırlatır güneşli günler, bilmiyorum.

Senin hayatın yalan, benim hayatım fabl.

Kamyon geçse sıçradığımız bir tedirginliğin içerisinde,
sana hissiz elimi uzatıyorum.

Elimi tutarsan koşacak gücü bulurum belki. Gider bir arka bahçeye düşerim.

Kemirsin beni kimsesizlik. Yalnızlığın farkında bile  olmadan yaşamadık mı?

Bunlar senin kötü günlerin, şunlar benim kötü günlerim. Kapışalım. Belden aşağı da vur, acımam.

Tırnağını geçirmişsin sırtıma.

İstesem giderim.

Ama her gün yeni bir katil bulamıyorum kendime.

Kimse senin kadar istikrarlı okumuyor canıma.

İzi kalacakmış, kalsın.

Seni katil kargalar bile alkışlamaz artık, öyle çok yalnızsın.

 

Yorumlar

Yazıya 2 yorum yapılmış.

mustafa yaren 1 Temmuz 2015

Çok beğendim..

NefesimJazz 2 Temmuz 2015

Teşekkür ederim…

İlginizi Çekebilir
Fulya Kılıçlı – Söyleşi

Fulya Kılıçlı – Söyleşi

1 Nisan 2016
1.698
Sonu mutlu değil bu hikayenin.

Sonu mutlu değil bu hikayenin.

29 Kasım 2015
1.463
Hayır,deliremem henüz erken.

Hayır,deliremem henüz erken.

9 Kasım 2015
2.857
Aslıhan Akagöz Röportaj

Aslıhan Akagöz Röportaj

15 Eylül 2015
1.635
Yok Olma Saatlerinde…

Yok Olma Saatlerinde…

27 Ağustos 2015
1.628
Semra Şenol Röportaj

Semra Şenol Röportaj

17 Ağustos 2015
1.316
Freya Mclowel Röportaj

Freya Mclowel Röportaj

27 Temmuz 2015
1.801