İnstagram Üzerine Betimleme

Artık Her Ay Maaş Verilecek!

Volkswagen, maymunların mazotları solumalarına izin verdi

Teröristler Kaçacak Yer Arıyor!

Pythagoras (Pisagor), Sayılar, Formüller…

Tarih 29 Haziran 2015
1.979

Söz konusu; yıldızlar da, atomlar da ve okyanuslardaki akıntılar ya da dünyamızdaki rüzgarlar da olsa,  eşyalar arasındaki bağı ancak yargılarımızda sayı ve formüller yoluyla kavrarız.

Sayı ve formülsüz ne uçak yapılabilir, ne tünel açılabilir ve ne de köprü kurulabilir bugün.

Her gün dünyamızın dört bucağındaki okullarda milyonlarca öğrenci basit ve bileşik sayılardan söz eder; matematik, orantı ve dizilerle uğraşır. Bir dik üçgende hipotenüsün karesinin, öbür kenarlar karelerinin toplamına eşit olduğunu kanıtlarlar.

Sayıları basit ve bileşik olmak üzere ilk ayıran Pitagorasçılar olmuştur.

Matematik, orantı ve dizilerle ilk olarak uğraşanlar da yine onlardır.

Biz Pitagorasçıları, salt Pitagoras teoremi aracılığıyla anımsarız. Oysa onlar yalnız bu teoremi kurmamış, bir üçgendeki açılar toplamının iki dik açıya eşit olduğunu da kanıtlamışlardı.

Sokakta yürürken, evlerin bir yanında tek ve öbür yanında çift sayılarını gördüğümüzde bile, yine Pitagorasçılar çıkar karşımıza. Çünkü sayıları çift ve tek olarak ayıranlar da Pitagorasçılardı.

pisagor 2a

          Evrenin incelenmesinde, sayıların büyük önemini ilk kez gösterenler de onlardı yine.

Ne var ki, Pitagorasçıların öğretilerinin temeli yanlış olup bilim için de zararlıydı.

Pitagorasçılara göre, ”sayı her şeydir. Eşyanın başlangıcı ve temeli madde değil, sayıdır.”

Bu yanlış yargı, bilimi Tales‘ten beri yürümekte olduğu yoldan saptırıyordu.

Pitagoras dünyada uyumun bozulmayacağından ve yüzyıllardır süre gelen bir düzenden bahseder. ”Fırtınanın sarstığı bu düzeni yeniden kurmalı” derdi.

Heraklit‘in karşılığı, Pitagoras’ınkinden başkaydı.

herakleitosa

 -”Pitagoras”, derdi; ”öbürlerinden daha iyi uğraşmış bilimle”. Başkalarının düşünce temeli üzerinde kendi felsefesini, yani çok bilmeyi ve düzmece bilimi kurabilmişti. ”Çok bilmek, akla hizmet etmez. Etseydi. Pitagoras’la Hesidos’a, Hekateos’la Ksenofanes’e de bir şeyler öğretmiş olurlardı.”

Yabancılar şaşkınlıkla:

       -”Öyleyse, kimden akıl öğrenmeli?” diye sorarlardı.

-”Gözlerimiz ve kulaklarımız bizim öğretmenimizdir.

        Dinlemek, bakmak gerek. Bunlarsız bir şey öğrenilemez. Bütün doğa dumana dönmüş olsa bile, dünyayı koklayarak öğrenmemiz gerekirdi. Doğanın sesine kulak vermeli. Yalnız dinlemek yetmez, duyduğunu anlamalı da. Eğer insanın ruhu anlayışsızsa, gözlerle kulaklar kötü araçlardır. Gözlere kulaklardan daha fazla güvenilir, onlara da  her zaman inanma olmaz. Doğa gizlenmeyi sever, sırlarına sokulabilmek gerek. Doğanın sesini dinleyin. Kendi kendinize sorular sorun. İnsan sonsuz bir dünyadır, evrenin benzeridir.

        Çevrenize bakın. Her şey hareket ediyor, her şey akıyor. Bir ırmağa iki kez girilmez. Güneş bile her gün başka doğar. Hiç bir yerde durgunluk yok. Ah, derdi Homeros; tanrılar arasında da, insanlar arasında da düşmanlık olmasa! Ama, o zaman her şey kaybolur. Biri için ölüm olan, başkası için yaşamdır. Ocakta yanan odunun ölümü, ateşin doğmasıdır.

         Evren eskiden ve şimdi olduğu gibi kendi yasalarına göre yanan ve yavaş yavaş sönen canlı bir ateş olarak, ileride de var olacak tek varlıktır. Evren ateşi söndüğünde, dünya meydana gelir, her şey soğur ve yoğunlaşır.

         Sonra tüm dünyayı saran bir yangın her şeyi yeniden ateşe çevirir. Böylece doğuş ve yok oluş, yaşam ve ölüm birleşir. Bu arada savaşan ana öğeler dünyanın uyumunu meydana getirirler. Evren bir sazın telleri gibidir. Saz çalarken telleri bir çekeriz, bir bırakırız. Çekmeyle bırakmanın birleşmesinden uyum doğar. Evren, bir kaos olmayıp uyumdur. Görünen düzensizlikte, kendine özgü bir düzen vardır. Her şey zorunluluğa bağlıdır. Zorunluluğun etkisi, her canlıyı besine yaklaştırır. Gökteki güneş bile, kendi sınırları dışına çıkamaz…”

Eski inancı yıkan yeni öğreti, balta girmemiş bir ormanda ve kentin gürültüsünden uzak dağlarda işte böyle olgunlaşıyordu. Zorunluluk ve evreni yöneten değişmez yasa üstüne öğretiydi bu…

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

İlginizi Çekebilir
Atatürk ve İngiliz Belgeleri

Atatürk ve İngiliz Belgeleri

9 Nisan 2016
3.185
Türkiye-Pakistan ilişkileri

Türkiye-Pakistan ilişkileri

29 Mart 2016
5.100
Nevruz Bayramı – 21 Mart

Nevruz Bayramı – 21 Mart

20 Mart 2016
1.674
18 Mart – Çanakkale Zaferi

18 Mart – Çanakkale Zaferi

18 Mart 2016
2.136
Evliya Çelebi (1611-1688)

Evliya Çelebi (1611-1688)

3 Eylül 2015
2.685
Tarihi Nemrut Dağı

Tarihi Nemrut Dağı

3 Eylül 2015
6.376
Mevlana Celaleddin-i Rumî

Mevlana Celaleddin-i Rumî

3 Eylül 2015
1.605
1917 Rus Devrimi

1917 Rus Devrimi

20 Ağustos 2015
2.676
Faruk Nafiz Çamlıbel (1898-1973)

Faruk Nafiz Çamlıbel (1898-1973)

20 Ağustos 2015
1.882
Bunlar da var!
ADAMLAR ve KADINLAR

ADAMLAR ve KADINLAR

24 Mayıs 2015
1.797
Anadolu Selçuklu Devleti

Anadolu Selçuklu Devleti

23 Haziran 2015
4.797
Türk Jeti Taciz Edildi!

Türk Jeti Taciz Edildi!

3 Aralık 2015
1.183
Astrolojinin Giyim Tarzına Etkisi

Astrolojinin Giyim Tarzına Etkisi

26 Mayıs 2015
1.881
Yolun Yanlış Kenarında…

Yolun Yanlış Kenarında…

23 Mayıs 2015
1.088
Halil Cibran- Ermiş

Halil Cibran- Ermiş

4 Haziran 2015
4.475
Tarihi Nemrut Dağı

Tarihi Nemrut Dağı

3 Eylül 2015
6.376
İstanbul Autoshow 2015

İstanbul Autoshow 2015

25 Mayıs 2015
1.737