Kapat

Dünya Tarihine Yön Veren Olgu: EMPERYALİZM

Anasayfa
Tarih Dünya Tarihine Yön Veren Olgu: EMPERYALİZM

EMPERYALİZM

19. yüzyılın sonlarıyla 20. yüzyılın başlarında, Batı’nın iktisadi, sosyal ve siyasal yaşamını biçimlendiren yeni bir olay vardır: ‘’Emperyalizm’’. Emperyalizm ile Batı’nın tarihi yeni bir aşamaya girer ve ona bağlı olarak da öteki halkların tarihi…

Emperyalizm, kelime anlamıyla  ‘’imparatorluk kurma eğilimi’’ demek. Böylece, etnik ve kültürel bakımdan birbirinden çok farklı bir takım halklar, bir başka halkın otoriter yönetimi altında, aynı iktisadi ve sosyal bütün içinde bir araya getirilmek istenir. Emperyalist eğilim, yalnız otoriterliği değil, saldırganlığı da beraberinde taşıyor.

Bunun gibi, emperyalizm olayı ile, sömürgecilik olayı arasında da sık rastlanan bir bağ var.

emp karikatür

İmparatorluk kurma eğilimi en eski çağlardan başlamak üzere, tarih boyunca sürüp gitmiş. 16. yüzyıldan sonra ise, Batı’da imparatorlukların sömürgeci niteliği daha belirgin hale geliyor.

  1. yüzyılın sonlarıyla 20. yüzyılın başlarında, Batı, tarihte emperyalizmin yeni bir örneğini ortaya koyar.

Her şeyden önce, kapitalizmin, Sanayi Devriminden sonra bünyesinde ortaya çıkan bir büyük değişikliğin bir sonucudur bu emperyalizm.

Nedir o değişiklik?

O değişiklik, ‘’yarışmacı kapitalizm’’ den  ‘’tekelci kapitalizm’’ e geçiştir.

Özgür yarışmanın yerini tekellerin alması, emperyalizmin temel ekonomik çizgisidir, özüdür.

 

  Tekelcilik, Batı kapitalizminde başlıca şu biçimlerde ortaya çıkmıştır:

  • Üretimin bir elde toplanması, giderek karteller ve tröstler gibi tekelci grupları oluşturmuştur;
  • Üç- beş büyük banka bütün iktisadi yaşamını egemenliği altına almıştır;
  • İlkel madde kaynaklarını, tröstler ve tekelci hale gelmiş sanayi sermayesi ile banka sermayesinin kaynaşması demek olan mali oligarşi ele geçirmiştir;
  • Dünya, iktisadi bakımından milletler arası karteller arasında bölüşülmüş ve tekelci olmayan kapitalizm dönemindeki emtia dış satımından farklı olarak sermaye ihracı ön plana geçmiştir;
  • Dünya, yalnız iktisadi bakımdan değil, topraklar bakımından da bölüşülmüş ve sömürgecilik başlamıştır.

emp-2

20.yüzyılın başlarında, dünyanın emperyalistlerce paylaşılması tamamlanmıştı. Bu durum, dünyanın yeniden paylaşılmasını günün sorunu haline getiriyordu. Sorunu gündeme getirenler de, dünyayı daha önce paylaşmış İngiltere ve Fransa gibi emperyalist ülkelere karşı, bu paylaşmaya katılmakta gecikmiş, Almanya ve İtalya gibi emperyalist ülkelerdi.

Birinci Dünya Savaşı bundan doğacaktır.

İkinci Dünya Savaşı da öyle.

Dünyanın paylaşılmasında, daha önce yeri sınırlı mücadelelerle yetinen emperyalizm, 20. yüzyılda ‘’dünya savaşları’’ dönemini açacaktır böylece.

 

Birinci Dünya Savaşı’nda yenik üşen İtalya ve Almanya’da, tekelci burjuvazi, işçi sınıfına gereken ödünü vermediği içindir ki, sosyalist devrim tehlikesiyle yüz yüze gelir. Bu tehlikeyi savuşturmak için de kanlı bir diktatörlüğe başvurur.

        Faşizm böyle ortaya çıkar.

        Böylece, faşizm olayı ile emperyalizm arasında yakın bir ilişki var.

 

İki dünya savaşı arasında sosyalist bir ülkenin kuruluşu; işçi hareketleri ile ulusal kurtuluş hareketlerinin gelişmesi; antiemperyalist bir cephenin ortaya çıkarak dünya ölçüsünde serpilip gelişmesi; kapitalizmin genel bunalımının giderek yoğunlaşması, emperyalist politikada da-ister istemez- değişikliklere neden oldu. Sömürgeciliğin geleneksel biçimleri olan askeri istila ve sömürge halklarının güç kullanılarak köleleştirilmesi yerine, yeni bir eğilim ortaya çıktı.

Bu eğilime, bugün yeni sömürgecilik deniyor.

Nedir amacı yeni sömürgecilik politikasının?

Yeni sömürgecilik politikası, yeni bağımsız devletlerin gelişmelerini etkilemek, siyasal bağımsızlıklarını sağlamlaştırmalarını ve tam bir iktisadi bağımsızlık kazanmalarını önlemek, bu genç devletleri kapitalist ekonominin yörüngesinde tutmak ve giderek sosyalizmi kurmalarına engel olmak amacını güder.

Bu tür ülkelerdeki demokrat, giderek devrimci gelişmeleri baltalamak için, başlarına faşizmi musallat etmek de yeni sömürgeciliğin politikası içindedir. Bu politika, o ülkelerin işbirlikçi sınıflarıyla ortaklaşa gerçekleştiriliyor.

Emperyalizm ve Düşünce

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir